24/4/2009 ·
Genc adam ellerinde bir buket çiçek, sahile koşarak geldi... Gözleri söyle bir sahilde gezindi, aradığını göremeyince ilk gördüğü banka oturup sevdiğini beklemeye başladı. Ellerinde yine her zamanki çiçeklerden vardı.
Sevgilisinin en sevdigi çiçekler bunlardı. Kımızı, kıpkırmızı, kan kırmızısı güller... Sanki dalından yeni koparılmis gibi tazeydiler, buram buram kokuyorlardı, sevgi kokuyor, aşk kokuyor en önemliside özlem ve hasret kokuyordu güller... Hepsinin üzerinde damlalar vardı. Sanki ağlıyor gibiydiler. Genc adam güllere bakti, sanki onlarla konusuyormus gibi, " Neden agliyorsunuz, bakin ben ne kadar mutluyum " dedi. Az sonra sevdigini göreceği icin kalbi yine deli gibi atmaya baslamişti. Ne zaman onu düsünse, onunla bulusacagını hayal etse kalbi yine böyle yerinden çıkacakmış gibi oluyordu. Senelerdir birbirlerini sevmelerine rağmen ikiside sevgisinden hic birsey kaybetmemisti..
Onlari hic birsey ayıramazdi... Ne hasret, ne ayrılık, nede ölüm... Genc adam telasla saatine bakti. Sevdigi yine gec kalmıştı 1 dakika gec kalmıştiı Üstelik o, sevdigini bekletmemek icin dakikalarca önce koşarak geliyor, onu beklemeyi bile seviyordu. Oysa o her zaman bunu yapiyordu. Devamlı kendisini bekletiyordu. Herkesin bir kusuru olurmuş diye düşündü... Ve gözlerini önündeki ucsuz bucaksız denize dikti.. Denizin sonu yok gibiydi, tipki sevdigi kıza olan aşkı gibi denizinde sonu yoktu. Sonsuzluga uzanıyordu...Aslında bugun onlar icin cok özel bir gündü. Kendi aralarında sözleneceklerdi. Delikanli önce bunu sevdigine açmış, sonrada gidip 2 tane yüzük almıştı. Bu kadar önemli bir günde bari, onu bekletmemeliydi.. Ama alışmıştı artık beklemeye, zararı yok biraz daha beklerim diye düşündü. Güllerin yaprakları nedense hala yaşlı idi. Bir türlu anlamıyordu onlariı Hersey bu kadar guzelken neden aglıyorlardı ki ? İste az sonra sevdigi gelecek, ona sarılacak, kucaklasacaklardı...Sonra söz yüzüklerini takip, evlilige ilk adımlarını atacaklardı. Genc adam öyle heyecanlıydı ki sevdigine kavuşmak için can atıyordu...
Martılara baktı,birbirleriyle oynaşıp, uçuşan martılara... Ne kadar guzel dansediyorlardı Tekrar saatine bakti genc adam.Endiselenmeye baslamıştı. Sevgilisi yine gec kalmıştiı hemde cok... Bu kadar gec kalmaması gerekiyordu. İste hergun burada buluşmak icin sözlesmiyorlar mıydı? Her gün sahilde, martılara bakarak, denizin onlara anlattıgı masalları dinleyerek birbirlerine sarılıp hasret gidereceklerine söz vermiyorlar mıydı ? O zaman neden gelmemişti yine ??... Aklına kötu dusunceler gelmeye basladı. Hayir.. hayir..olamazdi. Sevdigine birsey olamazdi. Onsuz hayat yasanmazdi ki... O ölse bile devamlı benimle yasar diye duşündü genc adam. Bunun düsüncesi bile hoş degildi. Gözlerini yere indirdi. Gözyaslarını kimsenin görmesini istemiyordu. Zaten nedense etrafındaki insanlar ona sanki kaçık gibi bakıyorlardı. Rahatsız olmaya basladı bakışlardan.  Yine sevgilisi geldi aklına.. Neden gelmedi acaba diye düşünmeye basladı Gözlerini kapattı. 7 sene oldu dedi. 7 senedir hergün bu sahildeydi, sevdiğini bekliyordu. Daha fazla dayanamadı. Kalbi parçalanacak gibi oluyordu. Gözlerinden bir damla daha yaş güllerin üzerine damladı...
Yine gelmeyecek galiba, en iyisi ben onun evine gidiyim diye mırıldandi...Hic olmazsa gülleri her zamanki gibi yanına koyar, ona vermiş olurdu... Genc adam ayaga kalktı.
Sevdigiyle bulusmak üzere, yesil tepenin ardındaki kabristana doğru yürümeye başladı...
29/5/2008 ·
Benim düsturum hoşgörü ezemem hiçbir kalbi
Cihana sultan olsam da hakir göremem kelbi
Kırılıp incinirim de olamam kula sulbi
Merhametler Yaratan'dan ben buna şükrederim

Kalp Allahın komşusudur kıra kıra gezemem
Vebalinden çekinirim asılsız söz yazamam
Kendi kendimi üzerim başkasını üzemem
İnayetler Yaratan'dan her ana şükrederim

Sabırlarım katığımdır ekmeğime aşıma
Çileme göğüs gererim bakmam akan yaşıma
Hak yolundan vazgeçemem kalsam da bir başıma
Kifayetler Yaratan'dan her güne şükrederim

Anlayabilmek uğruna ağlamaya doyamam
Yufkadır benim yüreğim karıncaya kıyamam
Öteleri düşündükçe söz verip de cayamam
Ünsiyetler Yaratan'dan her cana şükrederim

Şanı yüce Allahım'dan en büyük lütuf ölüm
Vicdanımdır bana engel yapamam kula zulüm
Sakındıkça günahından aşka giderim gülüm
Asaletler Yaratan'dan ben O'na şükrederim


Sulbi: sert katı
Ünsiyet: alışkanlık, dostluk
İnayet. İyilik, yardım
Kifayet: yeterlik
 

Sevim Yakıcı

29/5/2008 ·
Kırgınlıklar Güncesi {Rebia Özduran}

 

bir kırgınlık geçer bazen
geceye uzanan yolun orta yerinden
kabuk tutmuş cümlelerin sızlarken

 

sevdiğin adamın satır aralarında

karşılaşırken bir başka bakışla

bir kırgınlık büyür sustuğun yataklarda


eskimiş bir aşkta
kilit vurduğun kıskançlığın

sözden çıkıp
çığlık atmaya başladığında


bir kırgınlık akar
                 damla
                      damla


yollar yürüyen
her bahar yüzler değiştiren

kuşkularının içine
anı burcundaki kadınları kovamadığın

ilk aşkının kar kaplı güncesine

avuçlarından taşan nehrin sel olduğu iklime.

 
bir kırgınlık yırtar kağıttan kapısını yüreğinin


susar gece
söze söz ekler kadın
sığınır imgeye


bitsin diye aşk
başlamadığı yerden

 

Çeviri :A.Cengiz Büker

« Önceki ::